Hz. Ömer’in “bu ne güzel bidat oldu” sözünü açıklaması .
Gönderen
Özkan TARKAN
Etiketler:
İslam ve Dini Konular
Yazının Okunma Sayısı:
Bid’at, İslam’dan olmadığı halde sonradan ortaya çıkan ve ibadet kabul edilen görüş ve ameller, sünnete aykırı davranışlara denilir.
Hz. Ömer’in söylediği “bu ne güzel bid’at oldu” (Buhari, Teravih, 1) cümlesindeki “bid’at” kelimesi, yukarıdaki anlamda kullanılmamıştır. Bu cümlenin “böylesi daha güzel oldu” şeklinde yani terim anlamıyla değil sözlük anlamıyla anlaşılması gerekiyor. Zira Hz. Ömer bu uygulamasıyla dinde bir yenilik ortaya çıkarmamıştır. Onun yaptığı, ashabın mescit içinde kiminin tek başına, kiminin de iki-üç kişilik küçük cemaatlerle kıldıkları nafile bir namazın tek bir cemaatle kılınmasını sağlamaktır. Nafile namazların cemaatle kılınması ise dinde bir yenilik değildir. Bunun örneği sünnette vardır. Şöyle ki:
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem itikâfta iken kendisine farz, ümmetine ise sünnet olan teheccüd namazını (yaygın olarak bilindiği gibi bu namaz teravih değildir!) kılarken ashaptan ona katılanlar olmuştu. Üç gün süreyle bu böyle devam etmiş, dördüncü gün Peygamberimiz bu namazın farz gibi algılanmaması için ashaba evlerinde kılmaları gerektiğini söylemiş ama üç günlük namazlarının da geçersiz olduğunu söylememişti! Demek ki teheccüd namazı cemaatle de kılınabilen bir namazdır. Ancak bu namazı camide değil de evde ve bir miktar uyuyup uyandıktan sonra kılmak daha faziletlidir. Peygamberimizin bununla ilgili hadisi şöyledir:
“(…) Bu namazın bunların uyuduğu vakitte kılınanı, şu anda kıldıklarından daha faziletlidir.” (Buhari, Teravih, 1)
Hz. Ömer’in söylediği “bu ne güzel bid’at oldu” (Buhari, Teravih, 1) cümlesindeki “bid’at” kelimesi, yukarıdaki anlamda kullanılmamıştır. Bu cümlenin “böylesi daha güzel oldu” şeklinde yani terim anlamıyla değil sözlük anlamıyla anlaşılması gerekiyor. Zira Hz. Ömer bu uygulamasıyla dinde bir yenilik ortaya çıkarmamıştır. Onun yaptığı, ashabın mescit içinde kiminin tek başına, kiminin de iki-üç kişilik küçük cemaatlerle kıldıkları nafile bir namazın tek bir cemaatle kılınmasını sağlamaktır. Nafile namazların cemaatle kılınması ise dinde bir yenilik değildir. Bunun örneği sünnette vardır. Şöyle ki:
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem itikâfta iken kendisine farz, ümmetine ise sünnet olan teheccüd namazını (yaygın olarak bilindiği gibi bu namaz teravih değildir!) kılarken ashaptan ona katılanlar olmuştu. Üç gün süreyle bu böyle devam etmiş, dördüncü gün Peygamberimiz bu namazın farz gibi algılanmaması için ashaba evlerinde kılmaları gerektiğini söylemiş ama üç günlük namazlarının da geçersiz olduğunu söylememişti! Demek ki teheccüd namazı cemaatle de kılınabilen bir namazdır. Ancak bu namazı camide değil de evde ve bir miktar uyuyup uyandıktan sonra kılmak daha faziletlidir. Peygamberimizin bununla ilgili hadisi şöyledir:
(…) “Ey insanlar, bu namazı evinizde kılınız. Çünkü bir kimsenin farz namaz dışında kıldığı namazın en değerlisi evinde kıldığıdır.” (Buhari, Ezan, 81; Müslim, Salâtü’l-Müsafirin, 213 (781))
Sorunuzda geçen sözün yer aldığı hadisin sonunda Hz. Ömer de şöyle söylemiştir:“(…) Bu namazın bunların uyuduğu vakitte kılınanı, şu anda kıldıklarından daha faziletlidir.” (Buhari, Teravih, 1)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Yorum Gönder